Klasik Ekonomi

Adam Smith,Jean-Baptiste Say,David Ricardo ve John Stuart Mill’in bu ekonomi üzerinde çalışıp geliştirdiği söylenebilir. Adam Smith’in Ulusların Zenginliği kitabı Klasik ekonominin başlangıcıdır.1930lu yıllara kadar etkisini sürdürmüştür.

Klasik ekonomiyi savunanlar ekonominin düzeni için piyasa ekonomisinin önemli olduğunu savunmuşlardır.Piyasa ekonomisi düzenli işlediği takdirde ekonominin etkili biçimde işleyeceğini düşünmüşler ve devlet müdahalesine karşı olmuşlardır.Arz yanlı olup ve her arzın kendi talebini yaratacağını savunmuşlardır(Say yasası).Ekonomideki fiyat istikrarının ve tam istihdam seviyesinin görünmez el ile kendiliğinden oluşacağını düşünmüşlerdir.

Emek Piyasası

Klasik ekonomide emek arzı reel ücretler belirler.Emek arz eden işçiler,piyasada reel ücretler artarsa daha çok emek arz ederler.Emek arzı bireylerin çalışma davranışlarını etkiler.Emek talebi ise reel ücretin azalan fonksiyonudur.Emek talebiyle emek arzının birleştiği noktada ise tam istihdam denge düzeyi oluşur.

Mal Piyasası

Klasik ekonomi mal piyasasında fiyatlar artarsa toplam talep de azalır.Emek piyasasındaki tam istihdam düzeyi mal piyasasında tam istihdam üretimi sağlar.

Sermaye Piyasası

Klasiklere göre tasarrufları ve yatırımları faiz belirler.Faizin yükselmesi tasarrufların da artmasını sağlar.Faiz bugünkü tüketimi ertelemenin bedelidir.İnsanların parayı tüketmeyip geleceğe ertelemesi ellerine daha fazla para geçmesini sağlayabilir.Bu yüzden faiz oranının yükselmesi tasarrufların da yükselmesine neden olur.Faizin yükselmesi ise aynı zamanda yatırımların düşmesine neden olur.Bunun nedeni ise faizler artınca maliyetin yükselmesidir.

Para Piyasası

Klasik ekonomide fiyatlar ne kadar artarsa para talebi de o kadar artar.Bu da paranın miktar teoremi ile açıklanır.Paranın miktar teoremi para miktarı ile fiyatlar genel düzeyi arasındaki ilişkiyi ortaya koyar.Paranın sadece işlemlerde talep edildiği ve para miktarındaki değişmelerin üretimi ve istihdamı etkilemediği savunulmaktadır.

Say Yasası:J.Baptiste Say tarafından ileri sürülmüştür.Her arzın kendi talebini yarattığı görüştür.Yani piyasada üretilen malın kendi üretim değerine eşit bir talebi olduğu savunulmuştur.Say yasasına göre üretilen hiçbir şey alıcısız kalmaz ve ekonomide ürün olduğu sürece ekonomi canlıdır.Talep yetersizliği yoktur.

Umutcan MEMO

Twitter:@glikokaliks

E-mail:umutcanmemo1994@hotmail.com

Author: Umutcan Memo

Share This Post On

Submit a Comment