Türkiye Finansal Piyasaları Panikte

Türkiye’nin en büyük ikinci bankası olan Akbank’ın %10 hissesini elinde bulunduran Citigroup perşembe günü tamamını satışa sunacağını açıkladı.

Bu bize bankanın ne kadar çabuk ayrılmak  ayrılmak istediğini anlatıyor. Citigroup 7 senedir bu hisseleri elinde bulunduruyordu. Son iki senedir Türkiye’nin finansal sektörü zorda. FDD (Foundation for Defense of Democracies)’in araştırma bölümü başkan vekili  ve ABD Hazine Bakanlığı eski terörle mücadele analisti Jonathan Schanner Business Insider’a gönderdiği bir e-postada;

“Bu Davutoglu’nun New York’a neden sürpriz bir ziyaret yaptığını açıklıyor. Bankacıları ve yatırımcıları yatıştırmaya çalışıyor. Geleceğini Dışişleri Bakanlığı’na bile söylemedi. Türkler panikte görünüyor. dedi.

Yatırım firması olan Deltec International Group, Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler arasında riskli bir ekonomik yapıda olarak öne çıktığını söylüyor. DIG’a göre bunun başlıca nedenleri; yüksek cari işlemler açığı, düşük döviz rezervi, kısa vadeli dış borç ve büyük iç talep.

2015’in başlarından beri Türk lirası %10 düştü ve bu hafta en düşük seviyelerde rekor tazeledi.

Gerçek şu ki Citi planladığından daha erken elindeki hisseleri çıkarmak istiyor. Türk piyasaları açısından oldukça kötü göstergeler var Citi’nin elindeki hisselerini satması da düşüşün devam edeceğini düşündüklerini gösteriyor.

Türkiye’nin sorunun büyük kısmı “politik”

Bir zamanlar Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın demokratik, piyasa dostu bir lider olacağı bekleniyordu. Uzun sürmedi. Çoğu analist Merkez Bankası politikalarına karışmasından dolayı endişe duyuyor. Doların yükselişinden sonra kabineden bakanlar televizyona çıkarak halka sakin kalınmasını nihayetinde doların dengeye oturacağını söyleyerek piyasalara moral verdi.

Aynı zamanda  Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi de Merkez Bankası’nı suçlayarak liranın düşmesini faizlerin yeterli oranda düşürülmemesine bağladı.

erdogan

Tüm bu sorunlar yeterli olmazmış gibi bir de Türk bakanlar ve başta Cumhurbaşkanı olmak üzere büyük ölçekte yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya. Bir yandan da İran’la usulsüz biçimde yapılan altın-petrol takası da unutulmamalı.

Devlet bankası olan Halkbank başkanı 2013 yılında bu skandaldan dolayı istifa etmek zorunda kaldı. Mart 2014 raportlarında ise Halkbankın bu altın-petrol takasında nakit transferlerini sağladığı kayıtlara geçti.

Aynı zamanda diğer bir devlet bankası olan Ziraat Bank açıklanamayan düzensizliklerden dolayı ABD Federal Rezervleri ABD parekende hesaplarına kapattı.

Tüm bunlarda azımsanmayacak şekilde Suriye’de süren iç savaşın etkisi var.

Business Insider’dan çevirdiğimiz bu makale şu anki Türkiye Ekonomik Kriz’e mi gidiyor sorusuna yurt dışında nasıl bakıldığının açıklamasını yapıyor. Görünen o ki yabancı yatırımcılar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankası Başkanı Erdem Basçı’ya yaptığı baskılardan dolayı rahatsız ve bunu çok büyük bir sorun olarak görüyorlar. Başbakan ve bakanlar ortamı yatıştırıcı açıklamaya yapmaya çalışsalar da bu çabaları her seferinde Erdoğan tarafından baltalanıyor.

liradaki değer kaybı

Ayrıca yapılan usulsüzlükleri ve yolsuzluk suçlamalarını da unutmamış görünüyorlar.

Tüm bunlar olurken dışarıdan Türkiye’ye bakıldığında “Türkiye panik halinede” gibi bir gözlemde bulunuyorlar ki bu da oldukça isabetli.

 

 

Author: Eco

Share This Post On

Submit a Comment